Dermapen ile Leke Tedavisi

Beautiful girl with clean fresh skin, white background

Kendimizi güvende ve güzel hissetmenin en önemli etkeni lekesiz, ışık saçan bir ten rengine sahip olmaktır. Cildin renginden sorumlu olan melanin oldukça dayanıklı bir bileşendir ve yok edilmesi neredeyse imkansızdır. Bu nedenle piyasadaki diğer pek çok uygulmama melanin üretimini durdurarak, melanin oluşumunu hedef alır ki bu yavaş ve etkisiz bir işlemdir. DERMAPEN nanoteknolojik ürünlerle kombine edilerek kullanıldığında yapılan uygulamalardaki sonuçlar memnuniyet vericidir. DERMAPEN cilde hiçbir zarar vermeden kolojen elastin ve hyalüronik asit üretimini stimüle eden ve tüm cilt katmanlarının rejenerasyonunu arttırmada üstün bir kabiliyeti olan devrimci bir cihazdır…

Güvenilir cilt gençleştirme yöntemi

Cildin değerli üst tabakası epidermise zarar vermeden, soymadan, tahriş etmeden cildi derinden etkileyerek tedavi etmek üzere kullanılan bir yöntem. Cildin güvelinir bir şekilde yenileme imkanı sunarken kişinin sosyal ve iş yaşamındandan uzak kalmasına gerek kalmıyor.

Kullanıldığı alanlar

Dermapen, cilt sıkılaştırma, ince çizgi ve kırışıklıkların tedavisi, ağız etrafındaki sigara çizgileri, genişlemiş gözeneklerin azaltılması, akne izleri, operasyon ve yanık skarlarının belirginliğinin azaltılması, gebelik çatlakları gibi pek çok dermotolojik sorunun tedavisinde kullanılabiliyor.

İşlem nasıl uygulanıyor?

Uygulama öncesinde ciltteki makyaj artıkları temizleniyor ve cilt dezenfekte ediliyor. Dermapen uygulanacak bölgeye saf hyaluronik asid uygulanıyor. Dermapen cihazının cilde dik olarak hızla girip çıkan ultra ince mikro iğneleri (0,02 mm) sayesinde deri yüzeyinde mikroskobik kanallar açılması ile cildin iyileşme mekanizmaları tetikleniyor. Yaklaşık 30-40 dakika süren bu işlemde cildin sıkılığı, elastikiyeti için vazgeçilmez olan “kollajen” ve “elastin” sentezi sağlanıyor, kan dolaşımı artıyor.  İşlemden sonra yatıştırıcı bir petid maskesi uygulanıyor.

4 hafta ara ile minimum 4 seans öneriliyor. Hekim tarafından uygun görülen sürelerde tekrarlanan uygulamalar yapılabilir.

Bu mikro iğne işi de nereden çıktı?

Kozmetik amaçlarla cilde iğne uygulanmasının geçmişi antik Çin Tıbbına dayanıyor aslında. İlk uygulamalara ait bilgiler Sui Hanedanı dönemine (MS 581-618) ait: Prensesleri güzelleştirmek için 7 mikroiğneden oluşan bir alet kullanıldığı biliniyor.

Mikroiğnelerle gençleşmenin batı tıbbı tarafından keşfi ise Kanadalı plastik cerrahi uzmanı Dr Andre Camirand’ın “face lift” sonrası yüzde kalan izleri kamufle etmek için dövme uygulanan hastalarda, izlerin sadece kamufle olmadığını aynı zamanda azaldığını da farketmesiyle başlamış. Dr Camirand dövme tabancasını mürekkepsiz olarak kullandığında da yara izlerinin iyileştiğini gözlemlemiş. 1992 ve 1994 yıllarında konu ile ilgili ilk bilimsel yayınlarda sadece cerrahi sonrası izlere değil cilt yenilenmesine olumlu etkisi de gösterilmiş.

Daha sonra uzun bir süre unutulan mikroiğnelerle gençleşme ve yara izi tedavisi 2000’lerde önce mekanik “roller” aleti daha sonra ise çok daha pratik ve etkili “dermapen” yöntemi ile geri döndü.

Cildin kendi iyileşme mekanizmalarını harekete geçiren bu güvenli yöntem daha sıkı, gergin ve parlak bir cilt elde edilmesini sağlıyor. İnce çizgiler, kırışıklıklar, kaz ayakları ve dudak etrafındaki barkod çizgileri üstünde etkili olduğu biliyor. Ayrıca akne ve su çiçeği izlerinin, vücut çatlaklarının ve cerrahi sonrası izlerin belirginliğini azaltıyor.

Yöntemin kazanımları

  • Bu yöntemde geleneksel lazer yöntemlerinden farklı olarak ısı hasarı yani yanık oluşturmadan, derinin kıymetli üst tabakasını soymadan, tahriş etmeden cilt derinden uyarılarak yenilenmesi sağlanıyor.
  • Cildin üst tabakası hasar görmediği için yaz aylarında da rahatlıkla uygulanabiliyor.
  • Dizaynı, burun kenarı, göz çevresi, dudak çevresi gibi ulaşılması güç bölgeleri tedavi edilebiliyor.
  • İşlem sonrası leke ya da iz oluşma riski bulunmadığından tüm cilt tiplerinde uygulanabiliyor.

Kimlere uygulanabililir?

  • Tüm deri tipleri için uygundur
  • Lazer ile cilt gençleştirme uygulanamayan koyu tenli hastalarda iyi bir alternatiftir.
  • Derinin en ince olduğu ve pek çok uygulamada çekinilen boyun, kol içleri gibi bölgelerde de uygulanabilir.

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s